Google+ Followers

22 Mayıs 2014 Perşembe

ELİF'İN MUTFAĞINDAN...

Bloğuma ilk yazmaya başladığımda yemek tariflerine ya da mutfakla ilgili bir köşeye yer verip vermeyeceğimi hiç planlamamıştım. Ama eski postlarıma da bir göz atınca bir kaç kez paylaştığımı fark ettim ve bundan sonra mutfakla ilgili de postlar yazmaya karar verdim. Bu post da bu karardan sonra mutfak alanında ki ilk postum olsun...

Dün akşam çok sevdiğim dostlarımla bir aradaydık. Elif bizi yemeğe davet etti ve gerçekten harika şeyler hazırlamış. 18 haftalık hamile, üstelik bir okulda görev yapıyor bir yandan kpss için hazırlanıyor, dershaneye gidiyor ve tüm bu temponun içinde bize harikalar yaratmış.  
Siyah - beyaz şekilde döşenmiş bir salona ben bu masayı çok yakıştırdım. Salonla bir bütün halinde olunca insanın daha çok iştahı kabarıyor.


























Masada neler mi vardı?  

* İslim kebabı
*Peynirli Börek
*Pancar dolması
*Kırçan Kavurması (Kırçan bizim buralarda çokça olan ve dallardan toplanan bir ottur ve gerçekten çok lezzetlidir. )














Kapanış olarak da Tramisu vardı. Tabi tüm bu lezzetli yemeklerin yanında Elif'in güler yüzü ve tatlı sohbeti vardı. 

Blogger Notu:  Bize mutfağını açıp bizi bu lezzetli yemeklerle ağırladığın için sana sonsuz teşekkür ederim arkadaşım. Bebişini kucağına sağ salim alman ve eşinle bebişinle uzun mutlu bir ömür yaşaman dileğimle... 














  
Oğlumsuz olmazdı... :)

Sevgiyle...

7 Mayıs 2014 Çarşamba

ŞOK ŞOK ŞOK...

Canım kardeşim hamileliğin 20. haftasında. Doktorumuz son üç kontrolümüzde bize bir prens geleceğini müjdelemişti. Hazırlıkları bu doğrultuda yaptık. Mavi zıbınlar aldık, mavi pijama takımları aldık, mavi çoraplar aldık... Ancak 6 Mayıs'ta Doppler Ultrason randevumuz vardı kardeşim ve annem tabi eşi bir heyecan gittiler ve o da ne!!! Prensimiz aslında bir Prensesmiş... Şoktan henüz hala çıkmış değiliz ancak tabi ki kız veya erkek yeter ki sağlıklı olsunlar diyoruz. Bu tarz şeyleri çevremde sıkça duyardım ancak bir yakınımın hatta en yakınımın başına geleceği hiç aklıma gelmezdi. Kardeşim erkek olduğunu hissediyorum diyor ama dopplerin pek yanıldığını düşünmüyorum. Hayırlısı olsun diyor ve o büyük günü daha bir sabırsızlıkla bekliyorum şimdi...

ÇINAR'IN 23 NİSAN ÇIKARTMASI...

Böyle magazin başlığı gibi oldu biraz ama gerçekten de öyleydi. Canım oğlum doya doya bir 23 Nisan yaşadı. Benim için de iyi oldu dedemi kaybettikten sonra babam biraz moral olsun diye düşünmüştü bu etkinliği ve gerçekten de iyi geldi.

Hiçbir şekilde yabancılık çekmemesi gibi dilediğince gezdi, oynadı, zıpladı... En komiği de herkes ayakta İstiklal Marşını okurken benim oğlum İstiklal Marşının melodisine ayak uydurarak oynuyordu. Daha sonra çalan tüm müziklere kendince oyunlar geliştirerek eşlik etti. Hiçbir şekilde kısıtlamadım, sınırlandırmadım. Çünkü gün onun günüydü ve bir günlüğüne kuralları es geçebilirdik. Böyle yerlere giderken çocukla konuşulması, gidilen yerle ilgili mutlaka ona bilgi verilmesi gerektiğini çok yerde okumuştum ben de uygulayayım dedim ve yol boyunca Çınar'a "anneciğim gideceğimiz yer çok kalabalık bu seni korkutmasın, deden ve ben yanında olacağız, bizim yanımızdan ayrılma ve asla sözümüzden çıkma olur mu? " dedim ve o "tamam" dercesine her bir söylediğime başını salladı. Gerçekten de haklıymış pedegoglar beni asla üzmedi, korkmadı ve sözümüzden hiç çıkmadı. Hem kendi mutlu oldu hem de bizi mutlu etti...

Sevgiyle...


RAHMETLER ÜZERİNE YAĞSIN DEDEM...

Neredeyse 1 ayı aşkın bir süredir buralara yazamadım. Bu süreçte çokça şeyler yaşadım hepsini özetle buraya aktaracağım inşallah.

Bu fotoyu daha önce 22 Mart 2013 tarihli postumda görmüş olmalısınız. O zaman canım dedem ne kadar iyiydi gün geçtikçe kötüledi Alzheimer hastasıydı gün güne daha da kötüledi ve vücudunda kan kaçağı olduğu anlaşıldı. Yemek yiyemez olmaya başladı yataktan hiç çıkmıyordu. Bir buçuk ay yoğun bakımda yattı artık mamayla beslenmeye başladı eve çıkmadan önce sol tarafından bir delik açılıp maması oradan verilecekti ancak delik açılırken endoskobi sırasında 12 parmak bağırsağı ve mide arasında bir kitleye rastlandı. Kitlenin kanser olduğu ortaya çıktı ve kanser hücresi 1 hafta içinde kanama yapınca cerrahi müdahele gerekti. Bundan da 1 hafta sonra yani 18 Nisan 2014 tarihinde canımın parçası dedemi kaybettik. Bu acı günü üzerimden atmak, yokluğuna alışmaya çalışmak zor olsa da hayat devam etti bir şekilde.